top of page

Sakin göllerin kuğusuyduk…- Deneme

Sakin göllerin kuğusuyduk

Gece, nilüfer saçlarını çözerek gelirdi yanımıza

Sevgiden, aşktan yanardı yüreğimiz

O nur, o yağmur, o göl, o deniz

Aşk şarkısı söyleyen gözlerimiz

Sevgiyle bakışır gülerdik

Ve biz sakin göllerin kuğusuyduk seninle…


Oralarda Yaratıcının sonsuz aşkına uçan kuğular vardı. Yaratıcının aşkı sarıp sarmalamıştı kalplerini. Göllerde, denizlerde, okyanuslarda yaşar, gizli gizli Yaratıcının adını anarlardı. Gözlerini kapar, O'nu düşünür, O'nu anar, O'nu severlerdi. Üzerlerine sağnak sağnak yağan aşk yağmurlarında ıslanırlardı. Bahar kokulu meltem rüzgârları okşardı renga renk tüylerini. Onlar, sonsuz aşk yolunun yolcularıydı. Sevgiyle yanar, aşk sarhoşluğuyla kendilerinden geçerlerdi. Bir nur gelirdi ötelerden, güneş gibi üzerlerinde tüllenirdi. O nurun güzelliğiyle kendilerinden geçerlerdi...


Kuğular, göllere, denizlere, okyanuslara doğru kanat çırpıp uçarlardı. Nazlı nazlı salınırken, yemyeşil nur yağmurlarının altında ıslanır, ilahi aşkın sarhoşluğuyla kendilerinden geçerlerdi. Kuğular renk renkti... Kiminin rengi kırmızı; kiminin rengi ak... Bazıları göllere konarlardı, kimileri de denizlere, okyanuslara... Yüzerler, suya dalarlar, nur yağmurları altında ıslanırlar, bir başka güzel olurlardı... Kuğular sonsuz aşka uçarlardı; gözleri kapalı, yürekleri sevgiyle, aşkla dopdolu...


Onlar sık sık bir araya gelirlerdi aynı yolun yolcuları olarak. Sevgiyle, aşkla bakışır, konuşurlardı. Bakışlarındaki büyüsel güzellik, ötelerden armağan kılınmıştı onlara. Ara sıra başlarını gökyüzüne uzatıp Yaratıcının rahmet nurlarını beklerlerdi. Gecenin nilüfer saçlarını okşayan ruhani rüzgârlar, albenili bir güzellikte eserdi. Onlar nura âşıklardı; nurla büyür, nurla yaşarlardı...


Birgün yağmurlar yağmaz oldu. Göllerdeki sular çekilmeye başladı. Yemyeşil çimenler üzerinde, nilüfer çiçekleri arasında dalgın dalgın dolanmaya başladılar kuğular... Rahmet rüzgârları esmiyordu artık eskisi gibi… Bu yağmursuzluk, bu rüzgârsızlık bunaltmıştı iyiden iyiye kendilerini. Sevgileri, aşkları yavaş yavaş sönmeye yüz tutmuştu; bunların yerini bunalımlar, sıkıntılar almıştı. Aylar geçiyordu böylece. Kuğuların kılavuzu sabrı tavsiye etti.


Sakin göllerin kuğularından kimileri bu sıkıntıya daha fazla dayanamamışlardı, bu nedenle kılavuzdan sessizce ayrılıp kanat çırparak uzaklaştılar aşk göllerinden. Kimileri ormana, kimileri ovaya, bazıları da dağlara uçup gitmişlerdi. Buralarda da sevgiliye, aşka benzer şeyler vardı; ama geçici ve sıkıntılıydı... Çaresiz başladılar buralardaki yaşama uyum sağlamaya... Yiyip içmeye yöneldiler, bu tatlarla sonsuz aşkı değiştiler... Yaşadıkları yerlere nur yağmurları yağmıyordu artık. Aşkın gölleri de yoktu buralarda... Bir zaman sonra, mutluluğu böyle elde edeceklerine inanmaya başlamışlardı... Sonunda, göllerdeki yaşamlarını tamamen unutup yaşamın yeme içmelerine âşık olmuşlardı... Oysa kılavuzları uyarmıştı onları, bunun bir sınama olduğunu söylemişti kendilerine; ama dinlememişlerdi... Zaman geçmiş, yoldan ayrılmanın burukluğuyla ötesel algılarını kaybedip birer birer toprağın altına girmişlerdi… Buralarda, kendilerini neyin beklediğini aslında çok iyi biliyorlardı…


Kılavuzla sabrı seçen kuğular, nilüfer çiçekleri arasında sevgiyle dolanmaya devam ettiler. Yaratıcı, ansızın onların üzerine aşk yağmurlarını yeniden yağdırmaya başlamıştı... Her yandan nur yağmurları yağıyordu... Dolunaylar gibi doğuyordu nurlar üzerlerine... Yaratıcı, sabırlarına ve sadakatlerine bakıp kendilerini korumuştu. Bu kuğular, en büyük ilahi aşka doğru çekiliyorlardı. Kalplerindeki sıkıntılar bitmiş, yeniden aşk sarhoşu olmuşlardı. Kuğular, sonsuz aşka doğru kanat çırpmaya başladılar yeniden... Yaratıcının sevgisiyle, aşkıyla dopdolu olarak çıkıp gitmişlerdi bu yaşamdan birer birer... Sağnak sağnak yağan yağmur, aşk gölleri, gelecek olan yeni kuğulara hazırlanıyordu. ... Öteki yaşama giden sabırlı kuğuları, sonsuz ilahi aşklar bekliyordu ve onlar, bunu çok iyi biliyorlardı...


Ferhat Saul Aaron

Hizirlayolculuk.com

© Hizirla Yolculuk 2021-2023
bottom of page